fbpx

‘Aşk’ı, fakirlik ve ilkel koşullarla anlatırdı

‘Aşk’ı, fakirlik ve ilkel koşullarla anlatırdı

ERKUT TEZERDİ | KARAR

25.02.2017

Edebiyatçı-yazar Atilla Birkiye, ‘Sabahattin Ali’nin Yapıtlarını Sevme Sözlüğü’ adlı kitabında Türk Edebiyatı’nın unutulmaz kaleminin eserlerinde işlediği meselelere değiniyor. Birkiye “Romanlarında, hikayelerinde aşk vardır ama bireyin iç dünyasını ‘yaşamın hâlleri’yle görürüz. Bazen insanın, egemen sistem ve güçlü olan tarafından ezildiğini, sömürüldüğünü de okuruz” diyor.

ERKUT TEZERDİ

Son yıllarda satış rekorlar kıran ‘Kürk Mantolu Madonna’nın yazarı Sabahattin Ali’nin tüm eserleri mercek altına alındı. Üç romanında ve hikayelerinde işlediği temalar, kullandığı nesneler, dikkat çekilen sorunlar, çatışma düzeni ve anlatım üslubu Atilla Birkiye tarafından ‘Sabahattin Ali’nin Yapıtlarını Sevme Sözlüğü’ adlı kitapta madde madde inceleniyor. Bu konu hakkında yıllardır bir kitap yazmak istediğini belirten Birkiye, “Fikrin artık kozadan çıkma zamanı gelmişti, ‘sözlük’ biçimini bulunca da kaleme aldım” dedi. Kitabında Ali’nin çalışmalarını  A’dan Z’ye doğru ‘Fedakarlık’, ‘İroni’, ‘Gözyaşı’, ‘Ölüm’, ‘Berlin’ ve ‘Defter’ gibi başlıklar altında değerlendiren Atilla Birkiye ile konuştuk.

Sabahattin Ali eserlerinin yıllardır en çok satanlar listesinden düşmemesini nasıl değerlendirirsiniz?

Bir moda olma durumu var. Moda benim için uzakta olması gereken bir şey ama konu Sabahattin Ali’nin kitapları olunca, doğrusu pek rahatsızlık duymuyorum. Büyük bir yazarın yapıtlarının okunması; bir zamanlar basılamayan, unutturulan kitapların şimdi büyük ilgi görmesi, geç de olsa sevindirici tabiî ki. Bu arada, Kürk Mantolu Madonna çok büyük ilgi görüyor; ötekiler onun gibi değil.

Eserleri arasında üslup ve konu bakımından en farklısı hangisi?

Hasanboğuldu hikâyesi, bir anlamda yerel bir mit oluşturma (yazma) denemesidir ve çok başarılıdır. Dili de çok farklıdır; başka yapıtlarında gördüğümüz ifâde olarak ‘şiir’i değil de, bu hikâyesinde neredeyse şiirin kendisini buluruz. İlk ve son hikâyeleri arasında biçem farkı var. Bu gelişim açısından doğal, yazar giderek yetkinleşir. Son hikâye kitabı Sırça Kümes’te, kitaba adını veren olmak üzere üç masal yer alır. Ancak bu masallar büyükleredir ve toplumsal bildirisi vardır. Nitekim Sırça Kümes’e dâvâ açılacak, yıllarca okurdan uzak tutulacaktır.

Hangi sorunları dile getiriyor?

Eserlerinde tema olarak en çok aşkı görüyoruz. Üç romanı aşk üzerine; aşk, hikâyelerinde de hatırı sayılır biçimde yer alır. Zâten bu da beni Sabahattin Ali’ye çeken en önemli edebî motifdir. Gerçekçiliğinin yanı sıra onun bir romantizmi var, bu inkâr edilemez. Aşk ile birlikte doğa betimlemeleri ve sevgisi, bunun en önemli göstergelerindendir. Aşk vardır ama bireyin iç dünyasını ‘yaşamın hâlleri’yle de görürüz. Bazen insanın, egemen sistem ve güçlü olan tarafından ezildiğini, sömürüldüğünü de okuruz. Açlık ki bu toplumsal bir sorundur, fakirlik, ilkel koşullarda insanın yaşamı, ilâçsız-doktorsuz olmak da öyle…  Bu konuları kaleme getirmiştir.

Konu hatları yönünden ‘çatışma’ hangi eserinde daha yoğun?

Her üç romanında da çeşitli biçimlerde okuruz çatışmayı. Düalist bir birey olarak tanımlayabileceğimiz İçimizdeki Şeytan’ın ana karakteri Ömer’in iç çatışması, bana göre Huzur’un Mümtaz’ına bir kıvılcım, bir işâret. En azından yazınsal akrabalığı var. Hikâyeye gelince! Sabahattin Ali’nin başarısı da önce budur: yâni hikâyenin kısalığı içinde dramatik çatışmayı, bazen iç çatışmayı derinleştirerek vermiş. Bazen insan ile doğa arasındaki çatışmayı da çok etkileyici olarak o kısa metinde okuruz. En tipik örneği, kardeşlerine ekmek götürmek uğruna iki maşrapa ayran satmak için ölüme doğru yol alan Ayran’daki Küçük Hasan’dır.

GÖZLEMLEDİKLERİNİ İNANDIRICI BİR BİÇİMDE AKTARIYOR

Edebiyat eleştirmenleri Sabahattin Ali’nin adını, kırsal ve kasaba kültürünü en iyi anlatan yazarların başında geçirir. Bunun için neler söylersiniz?

Doğrudur. Güçlü bir gözlemci ve bunları canlı dahası inandırıcı bir biçimde betimlemiş. Çocukluğunda ve gençliğinde yaşadığı, öğetmenliğinde dolaştığı yerler, olaylar, kişiler hikâyelerine girmiş. Kurmacanın mantığı içinde girmiş. Taşra ve köy, hikâyelerinde daha çok; romanlarından yalnızca Kuyucaklı Yusuf’ta var taşra, biraz da kır; dönemin sorunlarıyla ele alınmış.

ÇOK SATMASINDA FISILTI GAZETESİNİN ETKİSİ BÜYÜK

Peki Kürk Mantolu Madonna diğer eserlerine göre neden çok popüler?

Her şeyden önce güzel bir roman. Bu kadar ilgi görmesinde fısıltı gazetesinin etkisi belli ki çok.100 Temel Eser’e alınması da çok önemli. Öte yandan romanın konusu ilginçtir hatta sıra dışıdır; beklenmedik biçimde gelişen hüzünlü bir aşk öyküsü vardır, sıradan bireyin derinlikli iç dünyası anlatılır. Bunlar da çok çekicidir; ve çok etkili yazılmıştır. Ancak tam anlamıyla bu romana olan yoğun ilgiyi de anlamış değilim, anlamam da gerekmiyor zâten!

http://www.karar.com/hayat-haberleri/aski-fakirlik-ve-ilkel-kosullarla-anlatirdi-397707

No Comments

Post a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.